
Dedem...Hepimizin sırtını güvenle yasladığı o koca yürekli adam..Sonsuzlukta şimdi....Huzurla uyumasını umut ettiğimiz sonsuzlukta...Çırpınmalar,ilaçlar,operasyonlar,aciller,hastane odaları ve kocaman bir acı ardında bıraktıkları...Dedem benim için hep bir dededen öteydi..Arkadaştı,dert ortağıydı,yön gösterendi,iş bitirendi...onun için dili geçmiş zaman kullanmak kalbimi nasıl kanatıyor bir bilseniz..Benim dedem gibi bir dedeniz varsa ne demek istediğimi eminim çok iyi anlıyorsunuzdur...Tıkanıyor aslında tüm kelimeler...
Yüreğinden geçen dudaklarının arasından döküldüğü için çoklukla kızdırırdı karşısındakini..Ama insanlar bilmezdi ki söylerken içinin rengini..Ona kızmak işlerine gelirdi..Sanki onu dinlemezken doğrulardan uzak olacaklarmış gibi gelirdi herhalde...Hatarından da...Ben de kızardım ama etrafın yaptığı gibi değil..5 saniye sonra özür dileyerek...
Benim dedem ben sigara içerken asla beni rahatsız etmezdi..(Hastalığını öğrendikten sonra her sigara içene nasihat ederdi o ayrı...)Benim dedem pazar sabahlarını kahvaltı ritüeli haline getirmişti..Elleriyle hazırlanmış mis kokulu bir kahvaltı..Benim dedem aşka saygı duyardı...Benim dedem Aşıktı çünkü eşine....Benim dedem adaletliydi...Benim dedem kızdırırken güldürürdü..Benim dedem için gelin damat yoktu oğulları ve kızları vardı...BENİM DEDEM ÖZLEDİĞİM TEK ADAM GİBİ ADAMDI.....